Bir gün alıp başımı gitsem ne olur çok merak ediyorum. Sonsuza kadar değil, belki bir haftalığına bile değil ama kimseye bir şey söylemeden, kendim bile önceden planlamadan çekip gitmek istiyorum. Her seferinde daha da yaklaşıyorum otobüsten yanlış bir durakta inmeye, yanlış durak yok çünkü, benim için belirlenmiş olan ve olmayan duraklar var sadece. Her gün metrobüsle yaklaşık 14 durak geçiyorum en azından. İki yılda bunların sadece 5'inde inmiş olmam garip değil mi? Bir kez de ben karar vermek istiyorum ineceğim durağa, nerede bitip yolun nerede başlayacağını ben seçmek istiyorum.
O kadar kesin ki kafamda bu arzu, sahne sahne yaşadım kendi içimde defalarca o anı. Kalabalık bir otobüste gidiyor olacağım. O kadar kalabalık ve sıcak olacak ki camların buğusundan dışarıyı göremeyeceğim. Bu durumda ne zaman kalsam - ki bu gereğinden fazla oluyor genelde - olduğu gibi gözlerim dalmaya başlayacak, insanlar üzerime üzerime gelmeye, büyümeye başlayacaklar. Oturduğum koltukta küçüldüğümü hissedeceğim. Midem bulanmaya başlayacak, ve kusmamak için yukarıya baktığımda otobüsün tavanındaki panelleri sayacağım. Önden arkaya 7 tane dikdörtgen panel, 4er sıradan 28 tane. 6 önde 4 arkada olmak üzere 10 tane lamba. Kapılar, koltuklar derken bir tek insanlar kalacak saymadığım, onları saymaya gücüm yetmeyecek bir.
Bir anda yerimden kalkacağım, koltuğa dayanmış ayakta bekleyen bir yolcu daha ben koltuktan tam kalkmadan oturacak boşalan yere. Birbirine fazlasıyla yakın duran insanları rahatsız ede ede ve bu kez umursamayarak düğmeye basacağım. Bir sonraki durakta inecek var. Otobüs kimbilir hangi aracın önünü keserek durağa yanaşıp kapılarını açacak. Pardon, bir saniye, geçebilirmiyim diyerek, insanların yüzüne bile bakmadan ineceğim.
Sonrasını bilmiyorum, hangi durakta ineceğimi, indikten sonra ne yapacağımı da. Ama durmam gerektiğini hissediyorum artık. Bırakın otobüs benim metaforum olsun. Bir durakta inmem, biraz başıboş dolaşmam, kafamı toplamam lazım. Serseri bir hayat lazım bana, kimsenin bana ulaşamayacağı, kimsenin beni bulup zorla geri getiremeyeceği bir hayat. Bir gün geri dönerim heralde. Fazla evcilleştiğimin farkındayım, artık istesem de tamamen özgür olamam. Bir yere, bir kişiye o da olmadı bir amaca bağlanma içgüdüm fazlasıyla canlı henüz. Ama bir hayattan çalınan bir mola? İşte bunu yapabilirim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder