Of galiba hasta oluyorum. Kahretsin, ateşim 37 dereceyi buldu an itibariyle... Ama bahsetmek istediğim şey bu değil, blog, sadece belki birazdan anlatacağım şeyin nedeni olmuştur diye söyleyeyim dedim - bi de insan neden sürekli kendini açıklamaya çalışır ki, kendi için tuttuğu bir blogda bile? ilginç.... Neyse.
Dün gece yine ilginç bir rüya gördüm, ama bu sefer görmez olaydım. Bütün gün içimde iğrenç bir suçluluk ve üzüntü hissiyle dolaştığım yetmiyormuş gibi şimdi bir de uyumaya korkar oldum. Yaklaşık bir ay kadar önce rüyamda Alice Harikalar Diyarında'yı müzikal olarak görmüştüm, yine aynı o rüyanın geçtiği yere benzer bir yerde, annem kardeşim ve ben bir yere gidiyoruz ya da oradan kurtulmaya çalışıyoruz, emin değilim ama tek hatırladığım bir hedefe doğru yol aldığımız. O kadar garip bir yerdeyiz ki... Sonra ben bir grup örümcek görüyorum, ve aralarından bir tanesini gitmemesi, geri dönmesi için ikna etmeye çalışıyorum - örümceğin adı Billy bu arada (öh). Örümcek ikna olmuyor ve dönüp gidiyor. Sonra biz kendimizi bir anda daha geniş böyle tarla gibib bir yerde buluyoruz. Kocaman, siyah ve üzerinde kırmızı bir nokta olan bir böcek var. Ben öldürmeye yelteniyorum, annem yapma diyor, ben dinlemiyorum ve böceği eziyorum. Bir anda böcek ikiye bölünüyor, ve ezilen parçası yerde kalırken diğer parçası canlanıyor ve dosdoğru annemin boynuna yapışıp onu sokuyor. Sonra da annem ölüyor.
Rüyamda annem öldü, ve suçlusu bendim. Beni defalarca uyarmasına rağmen onu dinlememiştim ve o ölmüştü. Kardeşimle annemin artık cansız bedenine sarılıp ağladık rüyamda, saatlerce. Sonra uyandım. Yastığım ve yüzüm ıslaktı, demek gerçekten ağlıyormuşum. Kalkıp annemlerin yanına bile gitmeyi düşündüm bu yaşımda, en son 4-5 yaşlarımda yine bir rüyadan deli gibi korkup yataklarına gitmiştim gecenin bir yarısı. Saate baktım sabah 5 civarıydı. Vazgeçtim. İçimde iğrenö bir hisle oturdum ağladım. Sonra uyuyana kadar gözlerimi yumdum. Rüyalardan nefret ediyorum bazen, bir rahat bırakın beni, bari geceleri rahat uyuyayım. Tam ruh halim biraz düzelmeye başladı derken... Tek merak ettiğim, neden? Neden, neden, neden, neden, neden? Rüyalardan da, kabuslardan da, sorulardan da, kendim de dahil insanlardan da, dünyadan da, hayattan da nefret ediyorum bazen.
Keşke şu anda evde yalnız olmasam... Keşke annem evde olsa.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder