5 Mart 2010 Cuma

yaratık.

Uyuyamıyorum blog, uyuyamıyorum. Geceleri erkenden uykum gelmesine rağmen üçe dörde kadar yatağımda gözlerim tavana dikili yatıyorum. Sabahları da yedide uyanıyorum. Uyuyamıyorum. Uyuduğum o kısa aralarda da rüya görüyorum, kabuslarım biraz yatıştı sanki bu aralar. Ama bir hafta boyunca her gece üç saat uyku nereye kadar götürebilir ki beni? Sabahları aynaya baktığımda bana geri bakan yüz benim yüzüm değil bazen, o kadar yabancı. Gözlerinin altı mosmor, teni sapsarı, dudakları kuru ve çatlamış...

Çok yorgunum ben. Ders çalışıyorum, kafam bir şeylerle meşgul olsun diye. İnsanların çoğuyla selam sabahı kestim, bir kısmıyla hiçbir şey konuşamaz hale geldim - konuşmak istememe rağmen. Konuşursam, duramayacağım çünkü, dağılacağım. İnsanları kırmaktan korkuyorum, tahammülüm yok hiçbir şeye, sert çıkışlarım oluyor, elimde değil.

Garip bir yaratık oldum galiba ben... hömücük* oldum. Şimdi mağarama çekiliyorum yine, yorganımı başımın üzerine çekip her çeşit ışık girişini engelledikten sonra uyumaya çalışacağım tekrardan.

*insandan kaçan, evden çıkmayan falan anlamında kullanırdık biz bunu yazlıkta. bir çeşit anti-social, ya da yer yer hermit karşılığı. ekşisözlükte magandalar için de kullanılır denmiş, ilginç.

Hiç yorum yok: