İnsanlar cinsel kimliğin kişinin ahlak değerleriyle, dini inançlarıyla ve karakteriyle bir alakası olmadığını anladıkları gün... Kahretsin, en azından benim yaşamım süresince olmayacak böyle bir şey biliyorum. Elimden geleni yapıyorum ama bazı günler, çok yakınımdaki kişilerden duymak bazı şeyleri ne kadar güçlü olmaya çalışırsam çalışayım bütün dünyamı, zorla ayakta tuttuğum moralimi ve ruhumu kırıp geçiyor işte. Aslında bu konuda belki de her şeyden fazla söyleyecek sözüm var, ama söyleyecek gücüm? O yok işte, hiç olmadı. Çok sevdiğim bazı insanları bir anda silmek durumunda kalıyorum böyle günlerde... Önyargıları giriyor aramıza, onlara hiçbir zaman uzaklaşmamın nedenini söylemesem de. I am human and I need to be loved. Bu kadar da basit oysaki. Başka bir şey istemiyorum, başka bir şey olarak da adlandırmıyorum kendimi. Kendi kendimi sınıflandırmayı, etiketlemeyi reddiyorum. Kadın, erkek, genç, yaşlı, zengin, fakir... çok naif bir düşünce belki ama, her şeyden önce insanız be. Keşke bunu kafamıza sokabilsek. Keşke, eninde sonunda pek bir farkımızın olmadığını, günün sonunda çoğumuzun aynı şeyleri istediğini unutmasak, ya da en azından arada bir hatırlasak. Kendi doğru ve yanlışlarımızı birbirimize dayatmasak... Of. İyice sevgi dolun, elele tutuşun tadında yazdığımın farkındayım bugün, ama canım çok yandı be blog, o kadar yakınımdı ki söz konusu kişi, fiziksel olarak hissedebildim acıyı bu sefer. Ağlamak istiyorum ama neye ağlayacağımı bilmiyorum, o kadar çok şey var ki... Tek bildiğim, ben bunu hak edecek bir şey yapmadım. Ama galiba hayat da hak edip etmediğine bakmıyor insanın başkalarından gördüğü davranışları. Artık hissedemeyene kadar acıyorsun, sonra zaten bir daha hissetmek de istemiyorsun. Sonra biri geliyor, bütün duygular geri geliyor son hızla, neye uğradığını şaşırıyorsun. Sonra... sonra şanslıysan yine hissetmemeyi, uyuşmayı başarırsın heralde. En azından umudum bu. En başta dediğim gün gelene kadar en azından, başka yolu yok.
Kırıl, gözlerini kapa, derin bir nefes al, içinde ağla bağır çağır, sonra gülümse ve devam et - gülümsemenden nefret edene kadar gülümse, her güldüğünde için sızlasın. Hayat bazen sadece bundan ibaret, ne yazık ki. Self-destruct until noone can hurt you, because if you don't, they'll do it anyway.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder