Biz dün konuştuk. Ben dün umursamaz göründüm. Ben dün belki de soğuk göründüm. Hiç takmıyormuşum gibi, gitmek sadece bir mutluluk kaynağıymış gibi, onu son bir kez göremeyecek olmak benim için hiçbir şey ifade etmiyormuş gibi göründüm. Tek yapmak istediğim ağlamaktı oysaki. En azından burada dürüst olmam gerek kendime, ailemi, arkadaşlarımı, dostlarımı geçtim, ben yine en çok ve hep onu özleyeceğim galiba. İşte bunu söyleyemedim. Her zamanki gibi, işler zorlaştığında, fazla karmaşıklaştığında, fazla duygusallaştığında, içimdeki güçlü burculardan birini seçtim, onu oynadım. Kendimden sırf bunun için bile nefret edebilirim.
Ama etmiyorum. Yapmak zorunda olduğum şeyi yaptım. Kafam rahat en azından. Bazen, her şey olacağına varır demekten başka çarem kalmıyor. Hayat kendi kendine seçenekler yaratmana izin vermeyebiliyor.
Son kalan iki ödevimi de bugün çabukça halledip üç gün sonra gidiyorum. Zaman benim için dursun bakalım. Dönünce, yeniden başlayacak nasılsa her şey. Dönünce yine aynı kararsızlıklar, takıntılar ve bunalımlar karşılayacak beni ilk olarak. Hep öyle olmadı mı şimdiye kadar? Ben hep ben, hayat hep aynı hayat. Nothing ever changes.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder