5 Haziran 2010 Cumartesi

"Bildiğim her şey anlamsızlaştı, inançlarım enkaz altında. Sıradan bir gün, sıradan bir kız. Hayatında şimdiye kadar gerçekleşmiş en büyük değişim nasıl olur da bu kadar sessizce gelebilir? Belki de sadece o güne özgü değildi olanlar, herkes gibi ben de biliyordum uzun zamandır yaklaşmakta olan bir şey olduğunu. Büyük bir şey. Acı verici bir şey. Mutlu eden bir şey. Aşık eden, delirten, öldüren ve yaşatan, can sıkıntısına yol açan, söz dinlemeyen, mazeret kabul etmeyen bir şey. Yeni bir bilinç hali belki, belki de sadece bir tür bunalım. Sonunu göremediğim, zaman zaman beni dehşete düşüren, zaman zaman şaşırtan bir şey. Yeni bir sayfa, yeni bir dönem, yeni bir yaşam." - '08.

"Zor. Çok zor. Uyuyup uyanmak gerek şimdi.
Karakaygı sarmış dört bir yanımı, sabahlarımı
Karanlıkta boğulmaktan yoruldum her gece.
Zor. Çok zor. Nefes almak gerek şimdi.
Bal sarısı zaman boğazımda düğümlenir, geçmez
Geceler çıkmaz sokaklar gibi uzar, gitmez.
Zor. Çok zor. Mutlu görünmek gerek şimdi.
Gözlerimin altı mosmor uykusuzluktan
İnsanlar sorar, sorular acıtır, yorar beni
Zor. Çok zor.Yalan söylemek zamanı şimdi." - Şubat '10

"They closed their eyes in fear
Afraid their blind eyes would tear" - '09

Daha da var buraya ekleyeceğim yazı. Şu anda dünyam başıma yıkıldı desem yeri bir durum yaşamakta olduğumdan, yazamayacağım ama yakında eklerim onları da. Az önce göğsümün kaşınmasından huylanıp aynaya baktım ve sol göğsümün altında kocaman kan toplamış bir nokta ve etrafında hafif bir şişlik keşfettim. Ne ola ki? Umarım birkaç güne geçecek bir diğer sivilce türü bişidir. Aklım en kötüsüne gitmedi desem yalan olur. Ellerim titredi korkudan, soğuk terler döktüm bir anda. Ne garip değil mi, yaşamın ne önemi var derken, ölümü geçtim, ciddi bir hastalık bile nasıl korkutuyor insanı. İçgüdü mü bu, toplumsal şartlanma mı ne?

Bugün ben yeniden başlamaya karar verdim. En baştan, yeniden, yavaş yavaş. İlk adım olarak konuşmalarımızı sildim bilgisayarımdan, sonra bütün yer imlerimi temizledim, her yazdığım harfte onunla ilgili bir site atlamasın önüme diye. Sonra onunla ilgili yazdıklarımı yırttım attım. Aslında, son 2-3 yıldır yazdığım her şeyi yırttım attım. Bütün o fictionlar gitti, yok artık elimde. 3 defter dolusu hikaye minicik parçalara bölündü, atıldı.Yaşadığım rahatlamayı anlatabilmem mümkün değil. Üzerimden bir yük kalktı sanki, beni hep geriye çeken bir ağırlıktan kurtuldum. Bir tek maillerini silemedim. Hem istiyorum silmeyi aslında, hem de istemiyorum. Son kez yazdım bugün confess'e de. Yeter artık dedim kendime ben bugün. Yeter. Yeni bir yerde, uzak bir yerde, en baştan başlamak lazım şimdi. Giderken onu da götüremem yanımda, yapamam. Uzaklaşmam, odaklanmam, kafamı toplamam lazım. Yeni sayfalarda yeni hikayeler yazmam lazım. Metafor değil bu dediğim. Gerçekten yeni konular lazım bana. Geliştirmem lazım kendimi. Kararlar vermem.

İlk kararımı da verdim işte bugün. işime yaramayan her şeyi attım yine. Sonra oturdum bütün odamı topladım. Hayatımı düzene koydum. Bitirdim galiba. En azından bitirmek istediğimi biliyorum. O da bişi.

Hiç yorum yok: