5 Mayıs 2010 Çarşamba

amaçsız entry.

İlhamımı, yazasımı kaybettim, hükümsüzdür. Erken yatıp erken kalkan, gündüzleri insanlarla okul dışında vakit geçirip sosyalleşen standart bir insan olma yolundayım.

"Daha gerçek yalanlarım doğrularından, o yüzden boğuluyoruz bir bardak suda fırtınadan. Zaman beni, ben zamanı öldürüyorken, tuttum nefesimi atmaya seni kalbimden... Ama o zaman da kalbim boşa dönüyor... Hep sana atan bir yürek nasıl inansın, bunca tesadüfler nasıl açıklansın?", demiş Teoman. 

Bir de şöyle demiş, yazmasam olmaz: "Niye külçe gibi kalpleri, kurumuş ağızları dilleri? Hepsi yorgun yaşamamaktan... Boşver anlamasınlar seni, ben anlarım bakışından, bilirim her hücreni. Nasıl görecekler seni sımsıkı kapalıyken kalpleri? Boşver, dişle kendi fünyeni, zaten bir gün her şey biter. Kabul edenler? Etmeyenler? Kabul edilmiştir."

Pekala...

Hiç yorum yok: