3 Nisan 2010 Cumartesi

sea song.

Son günlerde dinlediğim en güzel şarkılar hep denizle alakalıydı bir şekilde. Lifeguard Sleeping, Girl Drowning, ya da doğrudan Sea Song gibi. Çok iyi biliyorum ben bu hissi. Çaresizlikle karışık bir öfke, içinde büyüyüp durur. Yazlıkta hep sahile kaçarım ben böyle zamanlarda. Sırtımı kuma çekilmiş boş bir tekneye rastlayıp dalgaları izlerim. Deniz insanı yatıştırır, sakinleştirir. Ama aynı zamanda boğabilir de. Dalgalar benim biriktirip de kimseye gösteremediğim öfkemi kıyılara vurup dururlar. Denizden serin bir rüzgar eser, yosun kokusuyla karışık. Bir an ürperirim. Sonra gözlerimi yumarım sıkı sıkı, bir iki inatçı yaş süzülür gözlerimden, kumla dolu avuçlarımı sıkarım ağlamam durana kadar. Sonra yavaşça denize yaklaşır, ayakkabılarımın ıslanmasına aldırmadan avuçlarımı suyla doldurup yüzüme vururum, tuz gözlerimi yakarak gözyaşlarımı siler. Bir bakıma kendimi boğmuş olurum. Sesim soluğum çıkmaz bir süre, hiçbir şey hissedemem. Asıl güçlü olan denizdir hep, ben sadece boyun eğerim. Buralarda deniz var olmasına var ama, istediğimde suyuna dokunamadıktan, rüzgarını hissedemedikten sonra... Keşke bu gece hemen şu anda kapıyı açıp kendimi dışarıya atacak, çekip gidecek cesaretim olsa. Keşke hayat her şeyiyle belirlenmiş, planlanmış olmasa. Boğuluyorum, sesimi duyan var mı? Kurtaracak biri, ya da benim gibi boğulan biri, fark etmez artık, sadece beni duyan var mı?

Ertesi gece gelen edit: İki şarkıyı üst üste çalıyorum. Doves, kadının boğulmadan önce, denize açılırken düşündüklerini, hissettiklerini anlatıyor sanki. Rahatsız bir atmosferi var şarkının, içinde fırtınalar koparken, arkadan kadının "I just gave up..." diye fısıldayışını duyuyorum. Birini ararken, vazgeçiyor sonunda, bırakıyor kendini, dibe doğru çöküyor. Sonra Morrissey geliyor, o umursamaz derecede yumuşak sesiyle, kadını suçlarcasına şarkısını söylüyor. Boğulması onun suçuydu sonuçta, çok açılmıştı bu sefer, onunla uzaklara gidecek, daha önce yapmadığı şeyleri yapacak birini arıyordu, yaralarını saracak birini. Artık müzik de tekinsiz denebilecek kadar sakin. Sadece bir dışses Morrissey, olanları anlatıyor. Hala sakin müzik, there will be no fuss, she was nobody's nothing. Sonlara doğru uzaklardan bir yerden kadının sesi bir kez daha duyuluyor... "What's your name?"

Hiç yorum yok: