Az önce içtiğim sigara, bütün sıkıntılarıma gelsin. Her ne kadar gün içerisinde sıkıntılar gelmese de aklıma, deliler gibi yorulsam da, bazen rüyalarımda, bazen de böyle ev geldikten sonra, tam da dinlenmem gereken zamanlarda aklımda sadece onlar oluyor. Sıkılmıyorum aslında, ama sıkıntıların kalıntıları, temelleri hala orada bir yerde, içimde. Ben hala aynı benim, bir yandan sürekli değişiyorum aslında, ortama uyum sağlıyorum bukalemun misali, ama yine de temeller hiç değişmiyor.
Kendimi boşlukta hissetmek, yerimi bilmemek delirtiyordu beni, bir de hapsolmuşluk. Şu anda olabildiğince özgürüm ama hala bir yere ait değilim. Ait olabileceğimi de sanmıyorum. Bir yer, bir şey normal hale geldiği anda beni boğmaya başlıyor, yapamıyorum. Henüz o hale gelmedi burası, ama gelecek biliyorum. Merak etmeden duramıyorum, acaba bir gün durup da, evet işte burasıymış, hep burayı aramışım işte sonunda buldum, diyecek miyim?
Aradığım yer, aslında bir kişinin yanı mı ya da? O kişi benim istediğim kişi mi, yoksa gerçekten de henüz çok mu başındayım hayatın da daha önümde bir dolu kişi mi var? İki insan gerçekten aynı anda birbirlerine karşı aynı hisleri besleyebilir mi? İnsanlar anlayışlı olabilir mi?
İnsanlar - hatta onları da geçtim, ben sevebilir miyim gerçekten? Hiç kimseye ve hiçbir şeye tam olarak güvenemezken, sadece bir insana güvenmeyi bu kadar istemem bunun olabileceği anlamına gelir mi?
O kadar çok soru var ki peşimden buraya kadar gelen. Yalnız bir soru var, cevabından eminim. O sorunun cevabı ki, yıllardır hayatımı cehenneme çeviriyor. Keşke değilim diyebilsem, keşke başka bir insan olabilsem. Ben her ne kadar sevsem de kendimi, insanların bana sadece benim hakkımda bir ayrıntı yüzünden aynı sevgiyi göstermeyeceğini bilmek bana koyuyor. İnsanların tepkilerini görüyorum, biliyorum. O tepkiler canımı hala yakıyor, hep yakıyor.
O tepkiler yüzündendir ki ona söyleyemiyorum. Şansımı denemeyi bırak, sadece dürüst olmaktan bile korkuyorum.
Evden bir okyanus ötede kendi başıma yaşamaktan korkmuyorken, tutup da iki kelimelik cümlelerden korkmam da ayrı bir üzücü.
Neyse, bir saat kadar oyalanıp annemleri arayayım ben, yarın da Chicago'ya gidilecek zaten gezmeye. Meşgul olduğum sürece, beynimi kontrol edebilirim. Kontrol edemediğim tek şey, duygularım. Bir fotoğrafla bile dünyamı baştan alt üst edebilen o duygularım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder