22 Temmuz 2010 Perşembe

burning bridges.

Dün gece hiç beklemediğim şekilde gitti desem... Parti yalan oldu, konseri ben iptal ettim zaten. Ama j. geldi yine de. Biraları aldık oturduk, önce sadece ikimiz içtik, konuştuk, sonra odaya döndük, oda arkadaşım ve adaşım da katıldı bize, dördümüz içtik ama bir yandan da muhabbet ettik falan. Sonra müziklerime baktı j., Tegan and Sara sever misin ben çok severim dedi, sonra Uh Huh Her'ü gördü, inanamıyorum falan dedi, ve The L Word'ü izlemiş miydin diye sordu. Onun gay olduğunu bir şekilde biliyordum zaten, o da beni biliyordu, bunun da farkındaydım ama bu sorulardan sonra tam emin oldum aslında.

Ama asıl bomba gecenin ilerleyen saatlerinde geldi.

Odanın önüne çıktık, ben sigara içiyordum. "Okay, question." dedi, sor dedim. "So do you like guys or girls?" dedi. Gülümsedim, baktım, "Girls." dedim. "I knew it!" dedi. Sonra konuştuk, gerçekten konuştuk, bir noktada az kalsın öpüşüyor bile olabilirdik. Emin değilim, sarhoştum baya. Mi.mi'den hoşlanıyormuş. Ben de c.'yi itiraf ettim. Gülüştük, hayatın, özellikle hayatlarımızın şu anının ne kadar  garip olduğuna şaştık. Sonra odaya döndük, benim yatağıma kıvrıldık ve uyuduk.

Bu yaz düşündüğümden bile garip geçmekte aslında.

Hiç yorum yok: