8 Temmuz 2010 Perşembe

eğlence.

Ben bugün hayatımda hiç eğlenmediğim kadar eğlendim. Üç kere rollercoaster'a bindim, serviste boğazım yırtılana kadar şarkı söyledim, yağmurda dans ettim, yağmurda su savaşı yaptım, yağmurda şampuanlandım. Otele polis çağırmışlar, düşün artık. Sonra eve geldim, duşa girdim, çıktım çorba yatım ve karnımı doyurdum, şimdi de sabahlıyorum. 7 buçukta Walmart'a gitmeyi, 10'da da annemlerle konuşmayı planlıyorum. Bir de yumurta alsam, mis gibi yumurta yesem bugün. Yarın da önce su parkına, sonra da normal eğlence parkına gidicem zaten.

Geçen gün supervisor'umla kurduğum ilk muhabbetlerden ve ona yazmaya başladığımdan bahsetmiştim ya, kadın 17 yaşında çıktı. Hala inanamıyorum. Bir insan bu kadar olgun gösteremez.

Geçen ne kadarını yazdım hatırlamıyorum ama bari en baştan anlatayım, unutmak istemiyorum burada yaşadığım hiçbir şeyi. Önce sabahtan nasılsın, yorgunum, hava çok sıcak değil mi, evet sıcak baksana güneş yanığı oldum, ben doğuştan koyu tenliyim onun için yanmıyorum vs. gibi mal bir muhabbet sonunda, beni en soğuk yere götürdü. CCF'deki neredeyse her şeyin bozulması sonunda beni oraya alıp, benden bir gün sonra işe başlamış olan Amerikalı kızı yanıma yollayacağını ve istersem kızı kasada çalıştırabileceğimi, istersem de pamuk şeker yağtırabileceğimi söyleyerek, bana kızın üzerinde yetki vererek ufak çalı bir süpriz yaşattı.

Sonra popcorn cart'tayken ben, yanıma geldi ve yağmurda orada beraber mahsur kaldık. Aynı anda aynı şarkıyı söylemeye başladık, beraber temizlik yaptık bütün gece, bana nereli olduğumu sordu, dilimle ilgili sorular sordu.

Bugünse sabahtan fazla kasiyer olması nedeniyle baya bir dolandık, sonra aynı popcorn cart'a beni yerleştirdi iki kasiyer daha varken, molamı vermeye geldiğinde de bak bu sefer seni unutmadım dedi - geçen sefer molamı ve beni unutmuştu da. Kasamı kitlemeye yanımda geldi, bu gece ride night, kalacak mısın dedi, sanmıyorum yarın öbür gün boşum o zaman zaten gelicem dedim, ben gelicem dedi, Mimi gelmemi istiyor dedi, ben de Perşembe boşum, college visitation'um var dedi.

Dedim heralde mezunlar toplantısı falan.

Hangi college dedim, buluşma falan değil de, okullar hakkında bilgi almak için dedi. Ben hala lisedeyim dedi. Kaç yaşındasın dedim, dayanamadım, 17 dedi. Kaldım öyle. Aman tanrım ciddi misin dedim, ciddiymiş. Vay canına.

Akşam da yanıma uğradı yine Sidetrack Soda'dayken. bişiler dedi, adımı söyledi. Dedim, az önce bana ne dedin, adını yanlış söylüyorum değil mi dedi, okumaya çalıştı, acı çekti resmen. Güldüm, doğrusunu söyledim, benzer bir şey söyletmeyi başardım. Sonra arkadaşlarım gelince, bunlar benim arkadaşlarım dedim, saklamadım hiç. O da ben arkadayım dedi, gitti.

Çıkışta bir daha gördüm, en son çıkışta. Önce merhabalaştık, sonra dayanamadım, fence'in öbür tarafından dedim sen bu gece gelmiyor muydun diye,yok dedi yorgunum eve gidicem sadece. Pekala dedim, sonra görüşürüz, ve süper eğlenceli bir geceye adım attım. Öyle işte.

Az önce b.'ye yazdım msnde. Süper kısa garip bir konuşma geçti aramızda.

Deliriciim. Birine ihtiyacım var. Sevebileceğim ve beni sevebilecek birine.

Hiç yorum yok: