2 Ocak 2010 Cumartesi

Gece...

Hiç gündüz olmasa, ben hep kendi başıma, odamda olsam, kimse olmasa etrafımda, kimseye rol yapmak zorunda kalmasam... Kendim olsam, yalnız olsam, sıkıcı olsam, sıkılgan olsam, ya da sadece olsam. Çünkü bana en çok olamamak koyuyor insanlar arasında. İnsanların beni yargılama ihtimali korkutuyor, hırpalıyor beni. İstemeden canımı yakıyor insanlar, kırılmaya o kadar hazır olduğum için. Hep gece olsun istiyorum, daha kendimi çözemeden başkalarına görünmek istemiyorum. İstediklerim de bunu bilsin istemiyorum.

Kafam çok karışık...Yorgunum, ondandır dedim, uyudum uyandım, ödev yaptım, gezdim güldüm, yemek yedim, oturdum kalktım, biraz daha güldüm ve o kadar çok güldüm ki gözümden yaş geldi, ağlamadım, sıktım dişimi, gülümsedim, insanları mutlu etmek için uğraştım, eğlenceli olmalıydı hayat çünkü, çünkü bir sebep olmalıydı tüm bu hissettiklerim için, bir amacım olmalıydı, bulamadım, uydurdum, çabaladım, mutsuz oldum. Uyudum, uyandım, hiçbir şey değişmedi. Her gün biraz daha yoruluyorum. Saçma sapan bir insana bağırarak düşündüklerimi söylemek, birdenbire ağlamaya başlamak ve sonra sinirlerim bozulmuş aslında öyle demek istememiştim demek istiyorum.

Zor. Çok zor. Uyuyup uyanmak gerek şimdi.

Hiç yorum yok: