Bazı şeyleri bilmek mi daha iyi, bilmemek mi? Hayaller kurmak mı, yoksa hiç hayal kurmayı denememek bile mi? Hayal kurmazsan, hayallerin olmazsa, hayal kırıklıkların da olamaz. Ama şöyle de bir şey var. Ben hayal kurmamayı denedim. Bütün bir yılımı, hayata dair tüm beklentilerimi sıfırlamaya çalışarak geçirdim. Acı çekmemek için. Kendimi ruhen öldürmek istedim ki hissetmeyeyim.
Sonra birdenbire kendime binbir zorlukla kabul ettirdiğim bu yeni yaşam şeklim yıkıldı. Duvarlarım yıkıldı, hayaller yeniden, cılız da olsa canlanıverdi. İstemedim önce. Acısını biliyordum çünkü kırılmanın, kaybetmenin.
Bazı günler var, her zamankinden daha dayanıksız oluyorum. Ne yaparsam yapayım, güçlü olamıyorum istediğim şekilde, ne yaparsam yapayım gözlerim doluyor en ufak şeyde. Bazen nedensiz oluyor, bazen de, bugünkü gibi, hayat bir anda önüme duvar gibi dikilince acımdan geliyor yaşlar.
"Sometimes it seems to me that life is nothing but a heartache, from the beginning to the end. We just keep getting heart broken until it breaks down for good."
Çok pis ergen bakışına sahibimdir bazen, kelime oyunlarını da severim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder