az önce üşüdüğüm için dolaptan çıkarıp aldığım eşofman üstüme onun kokusu sinmiş. ağlamak istiyorum, çok özledim. bu kadar sevdiğim ve sevildiğim için, geçen sene bu zamanlar olduğumdan çok ama çok farklı bir durumda ve ruh halinde olduğum için şanslıyım biliyorum. ama çok özlüyorum. 7 ay nasıl geçecek? onsuz ikiyüzü aşkın gece nasıl uyunur, nasıl yaşanır? nefes bile alamıyorum bazen onu özlemekten.okul, trafik, dersler, insanlar, hiçbir şey umurumda bile olmuyor, hayalet gibi yaşıyorum burada. bedenim burada evet ama ruhum binlerce kilometre uzakta, aklım hep onunla, kalbim de.
ben böylesine sevmenin mümkün olduğunu bilmezdim. birini her şeyiyle sevmek, onun için her şeyi yapabilecek olmak, onsuz bir gelecek düşünememek... şu anda onun kollarında olabilmek için neler vermezdim. şu anda onu kollarıma alıp, her şey yoluna girecek, seni her zaman seveceğim demek için.
hiç sönmeyen o ışık sensin benim için demek isterdim ona. en zor günlerimde, intihara o kadar yaklaştığım anlarda, başka türlü bir şey olmalı, yaşamak için bir neden olmalı, bir çıkış yolu olmalı dediğim günlerde aradığım o umutsun sen. hayatımı sonsuza kadar değiştirdin, bilmem farkında mısın?
sana güzelsin dediğimde, vücudunu ne kadar sevdiğimden bahsettiğimde inanmıyorsun bana bazen, şaşırıyorsun. keşke kendini benim gözlerimden görebilsen. keşke sen de sana baktığında benim hissettiklerimi hissedebilsen. dünyanın en güzel gözleri senin gözlerin, biliyor musun? masmavi, bazen gri, bazen neredeyse yeşil, bakmaya doyamadığım gözlerin. gözlerin bazen gri oluyor dediğimde şaşırman, aynaya bakıp kontrol etmen güldürmüştü beni, nasıl daha önce fark etmedin dediğimdeyse bilmem kimse gerçekten gözlerime bakmıyor ki demiştin. ben bakıyorum demiştim ben de bunun karşılığında. gözlerini seviyorum. geceleri başın göğsüme dayalı uyurken seni izlemeyi, nefes alış verişini dinlemeyi, kokunu derin derin içime çekmeyi seviyorum. dudaklarının hafif bir somurtkanlıkla aşağıya doğru kıvrılışını, yüzündeki ciddi, ama huzurlu ifadeyi seviyorum. seni uyandırmadan yanaklarına dokunmayı, saçlarını öpmeyi de. o zaman o kadar bana ait oluyorsun ki. sadece, sadece benim olmanı istiyorum bazen, belki de bencilce bir şekilde.
okul olmasın, iş olmasın, sadece biz olalım, seni sadece kendime istiyorum dedin ya bana, keşke olabilse. keşke sonsuza dek sadece seninle ve senin olabilsem. geleceğimizde tek istediğim seni hiç olmadığın kadar mutlu edebilmek. hayatımın geri kalanının her bir gününde sana seni ne kadar sevdiğimi gösterebilmek. sana şimdiye kadar istediğin her şeyi vermek istiyorum, dünyanın en mutlu insanı etmek istiyorum seni, hep güvende hisset kendini, hep sevildiğini bil istiyorum. sana seni sevdiğimi ilk söylediğimde yüzünde beliren o mutluluk gibi, sana sarılmanın nasıl bir his olduğunu unutmak istemiyorum dediğinde benim hissettiklerim gibi, nice an yaşayalım istiyorum.
bugün eşofman üstümü giydim ve yaşlar gözümden süzülmeye başladı. üzüntüden değil, seni özlemek beni üzmüyor. çok ama çok mutlu olduğumu hatırlatıyor sadece. bir an için de olsa kendimi senin yanında hissettiğim gibi, evimde hissediyorum. seni ne kadar sevdiğimi ve geleceğin ne kadar güzel olabileceğini düşünüyorum. daha yaşanmamış günleri özlüyorum.
seni seviyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder